![]() |
|
|||||||
| Anasayfa | Forum | Oyunlar | Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Bilgilendirme Alanı |
| Tags: |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||||
|
BANA BUNU YAPMAYACAKTIN Bana bunu yapmayacaktın Öyle sırtımdan vurmayacaktın beni Gelişin gibi onurlu olmalıydı gidişin Ve öylesine gururlu bitişin Gel gör ki kötü oynadın bu oyunu Erken düştü masken yüzünden Demek ki sen içimde büyüttüğüm bir dev değil Bir hiçtin Görüyorsun işte Gittin Ve de bittin... Bana bunu yapmayacaktın Böyle bir hancerle yıkmayacaktın beni Bir ihanetin adresi olmamalıydı ayak izlerin Nasıl kirlettin o tertemiz aşkımızı? Yoksa ben mi yanlış tanıdım seni? Yoksa hep böyle kirlimiydi senin denizlerin? İşte ellerimde Suç ortağı bir sinema bileti Bir pastahane köşesi Bir tiyatro gişesi. Bu kadar ucuza gitmeyecektin Sigara dumanlarında harcamayacaktın bu aşkı Ve aşk cellatlarına meze yapmayacaktın beni Şimdi boş bir mezar bulsam Seni böylesine sevdiği için Oraya gömerdim kalbimi... Bana bunu yapmayacaktın Böyle küstürmeyecektin şiirlerimi Kan kırmızısı yağmurları yağdırmayacaktın gecelerime Kanatlarını kırmayacaktın hatıralarımın Çıldırtmayacaktın Artık adın ihaneti çağrıştırıyor bana Ve tadın bir yılanın en öldürücü zehirini Bilmiyorum, Şimdi hangi yüreğe saplıyorsun O acımasız hançerini... Unutma ki Yasaklanmış kitaplarım gibisin artık bana Bundan böyle Yaklaşmam yasak Dokunmam yasak Ve Sarılmam yasak sana. |
|||||||||||||||||
|
|
|
|
|
#2 (permalink) | ||||||||||||||||
|
ADINI HASRET KOYDUM Adını hasret koydum Geleceğin yok senin Gittiğin o yerlerden Döneceğin yok senin Toprak oldum yolunda Neler çektim uğrunda Pişman ettin sonuda Bileceğin yok senin Ümit olsun içime Işık olsan geceme Yağmur olsan bahçeme Yağacağın yok senin. Ağıt yaksam dilime Roman yazsam halime Ellerini elime Vereceğin yok senin Vazgeçtim artık senden Söyle ne gelir elden Ayrılığı gönülden Sileceğin yok senin. |
||||||||||||||||
|
|
|
|
|
#3 (permalink) | ||||||||||||||||
|
GÖZLERİN KAL DİYOR BU NASIL AYRILIK BU NASIL VEDA GÖZLERİN KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT BAKIŞIN ANAHTAR GÖZLERİN KİLİT ELLERİN AÇ DİYOR DUDAKLARIN GİT AYRILIK DÖNÜŞÜ OLMAYAN NEHİR YALNIZLIK YIKILMIŞ BOMBOŞ ŞEHİR KAÇ SEVDA KÜL OLDU BÖYLE KİMBİLİR GÖZYAŞIN KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT GİDERSEM BİR DAHA DÖNMEYECEĞİM KALIRSAM KALBİME YENİLECEĞİM ÇÖZEMEDİM SENİ DELİRECEĞİM GÖZLERİN KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT DUVARDAN İNSİN Mİ RESİMLERİMİZ YABANCI OLSUN MU İSİMLERİMİZ YA O DELİ DOLU GECELERİMİZ ANILAR KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT BU ROMANDA BİTER BELKİ BİRAZDAN NE AŞKLAR YIKILDI GURURDAN NAZDAN AĞLIYOR BESTELER YİNE HİCAZDAN ŞARKILAR KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT |
||||||||||||||||
|
|
|
|
|
#4 (permalink) | ||||||||||||||||
|
AYRILIKLARIN ŞAİRİ Ben ayrılıkların şairi Yalnızların ozanıyım Sen masallar okurken daha Ben acıların yazanıyım... Haklısın aramızda dağlar denizler var Haklısın aramızda uçurumlar Senin sevdaların üç günlük masal Benim sevdalarım Allahıma kadar... "Elma şekeri mi sandın aşkı Ne şiirin şiir ne şarkın şarkı Hele bir kırılsın feleğin çarkı İşte ben o zaman görürüm seni" Hala "Tahta masalara" yazıyorsam adını "Aşk kitaplarında" arıyorsam tarifi aşkın "Kahır mektuplarında" yeniden buluyorsam seni Ve "ıslak mendillere" siliyorsam gözyaşlarımı "Eyvahlar" çekiyorsam her biten aşkın ardından " Bana sor ayrılığı- yalnızlığı bana sor" diye haykırıyorsam Ve "sabahçı kahvelerinde" bir çay gibi demliyorsam hasretini Ve "inadına " özlüyorsam o "çaykarası" gözlerini Bu benim ilk aldanışım değil Bu benim son yıkılışım değil Bırak bu sahte gözyaşlarını Üzülme "benim için üzülme" Üzülme bu son için üzülme Ben yeterim kendime... Varsında bir dağ gibi büyüsün hasretin içimde Varsında her gece bir kemanın tellerinde ezilsin kalbim Varsında bir daha değmesin ellerime ellerin Asla pişman değilim... Hatırla bir adam diyordun hatırla Ömür boyu sevsin beni ömür boyu İşte o deli İşte o çılgın İşte "o adam benim" Çünkü ben "Aşkı ölümsüz bilenlerdenim" |
||||||||||||||||
|
|
|
|
|
#5 (permalink) | ||||||||||||||||
|
KAHVE GÖZLÜM "Bir acı kahvenin kırk yıl hatırı varsa Senin kahve gözlerinin bin yıl hatırı var vefasızım" Yolumuz buraya kadarmış be kahve gözlüm Artık Tersine akan bir nehir gibi Yıkılmış bir şehir gibi Suya yazılmış bir şiir gibi Adımı unut Yalnızlığın boşluğunda Gecelerin loşluğunda Sensizliğin sonrasında Bil ki Beş para etmiyor umut Etmiyor be kahve gözlüm Yalan yanlış Kırık dökük yaşadık biz bu aşkı Erken emekli olduk biz bu sevdadan Biliyorsun Hep direkten döndü umutlarımız Hep kendi kalemize attık gollerimizi Ne acemi bahçıvanmışız meğer ikimiz Açmadan soldurduk güllerimizi Açmadan soldurduk be kahve gözlüm Şimdi yüreğim mutsuzluğun hedef tahtası Bir değirmen taşı gibi ezip geçtin yarınlarımı Sokaklara sığmıyor bu dev yalnızlığım Bu cumartesiler Bir gün beni öldürecek biliyorum Çığlık çığlığa şiirlerim yine de seni istiyor bana inat Ama son kurşun yemiş bu sevdaya Yetmiyor şımarık pişmanlıklar Yetmiyor be kahve gözlüm Bir isyan faslıdır şimdi bu suskunluğum Hovardaca harcanan mevsimlere Bu kaçışlara bu gelgitlere Ömrümüze kesilmiş biletlere İsyanımdır bu acı acı gülüşüm Oysa Kaç kez sildim seni haritamdan Kaç kez mil çektim o kahve gözlere Gel gör ki Kendime bile geçmiyor artık sözüm İşte bir kürek mahkumu İşte bir yürek mahkumu Kapında yine Bitmedi bu kara sevda Bitmiyor be kahve gözlüm |
||||||||||||||||
|
|
|
|
|
#6 (permalink) | ||||||||||||||||
|
ALLAH KAHRETSİN Bu böyle sürüp gitmeyecek biliyorum Bir sabah bir dilencinin avuçlarına bırakacağım kalbimi Kim ne derse desin Tahammülüm kalmadı artık Bıktım seni sensiz yaşamaktan Nasılsa döneceğin yok senin Çıldıracağım bu gidişle Allah kahretsin!... Durup durup seninle gezdiğim yerlerde dolaşıyorum Sanki köşe başından sen çıkacaksın Sanki duraklarda beni bekliyorsun Geçen gün birine rastladım aynı sokakta Saçları sen, gözleri sen, kaşları sen, Koştum heyecanla peşinden Ve hayatımda ilk defa Bir tokat yedim senin yüzünden Allah kahretsin!.. Dünya ateşler içinde Savaşlar almış başını gidiyor Afrika'da insanlar açlıktan ölüyor Bense bu gidişle sensizlikten ölüceğim Umurunda mı senin? Kimbilir hangi cehenmem desin? Allah kahretsin!... Hangi masaya otursam Senin sevdiğin içkiyi koyuyorlar önüme Vazomda senin sevdiğin çiçekler Ve dudaklarımda hep senin sevdiğin şarkılar Senin doğum günlerini kutluyorum senden habersiz Ve her sabah dualar ediyorum mutluluğun için Ne yapsam, ne etsem, nereye gitsem Ecel gibi peşimdesin Allah kahretsin!... İşte böyle sevda benimkisi Bu zamanda bu devirde Haklısın adam olacağım yok benim En güzeli artık son vermek bu hayata En korkunç uçurumlara bırakmak kendimi Ya da en yüksek tepelerden En uçsuz bucaksız denizlere bırakmak bedenimi Ama içimde sen varsın Ya sana bir şey olursa Allah kahretsin!... |
||||||||||||||||
|
|
|
|
|
#7 (permalink) | ||||||||||||||||
|
AŞKIMIZ ESKİ BİR ROMAN KALBİMDE ARAMA ESKİ YERİNİ SEN GÖZÜMDEN AKAN SELE KARIŞTIN İSTESEM DE ARTIK SEVEMEM SENİ HASRET RÜZGARINA YELE KARIŞTIN SENİNLE AŞKIMIZ ESKİ BİR ROMAN YANDI SAYFALARI KÜLÜDÜR KALAN SEVGİLİM, HER ŞEYİM SENDİN BİR ZAMAN NE YAZIK SONUNDA ELE KARİŞTIN KIRILAN KALBİM VAR, DİNMEZ BİR KİNİM ÖMRÜNCE SÜRECEK AŞKA YEMİNİM KAVUŞMAK İMKANSIZ ARTIK SEVGİLİM DÖNÜŞÜ OLMAYAN YOLA KARIŞTIN |
||||||||||||||||
|
|
|
|
|
#8 (permalink) | ||||||||||||||||
|
YAKILACAK ADAMIM "İlk ateşi sen yaktın Son yangın da senden olsun Senin canın sağolsun..." Bilmeliydim Bir sabah çekip gideceğini Dünyayı başıma yıkıp gideceğini bilmeliydim Ve sen daha kırmadan bu aşkın kalemini Ben herşeye eyvallah deyip Çekip gitmeliydim bu şehirden Ben yakılacak adamım bu şehirde Sana böyle yandığım için Ben asılacak adamım bu şehirde Seni böyle sevdiğim için Oysa Neler öğretti hayat bana Gülerken ağlamayı Sırtımdan vurulmayı Aç susuz yaşamayı Daha neleri öğretti hayat bana Bir sana yalvarmayı öğrenemedim Bir de seni unutmayı Ben yakılacak adamım bu şehirde Sana böyle yandığım için Ben asılacak adamım bu şehirde Seni böyle sevdiğim için Sen sahte mutlulukların süslü prensesi Sen sosyetik barların şımarık sokak kedisi Sen mutluluğumun korkak faresi Sen hep aynı gecelerin Sen hep aynı şarkıların Sen hep aynı masaların vazgeçilmez mezesi Senin cirit attığın sokaklarda Ne gezer aşkın vefanın gölgesi Çek git artık! Yaşanmasın bir daha aşkın böylesi Çek git artık! Bitsin burada bu aşkın hikayesi Oysa Bir yudum mutluluğun için Yollarına bir ömür serdim Oysa Bir gelişin için Sokaklarına binlerce sabır ektim Hasretse hasret Acıysa acı Uğrunda en kralını çektim Üstelik yalnız ve tektim Senin bir taş olduğunu nereden bilecektim Biliyorsun Seni bebekler gibi sevdim Seni çiçekler gibi sevdim Seni melekler gibi sevdim Çünkü sen Tapılacak kadındın(!) bu devirde Oysa ben Sana böyle yandığım için Sana böyle kandığım için Seni böyle sevdiğim için Asılacak adamım bu şehirde Yakılacak adamım bu şehirde Git git artık... Güle güle!... |
||||||||||||||||
|
|
|
|
|
#9 (permalink) | ||||||||||||||||
|
ŞAİRLER AĞLAMAZ Farzet ki bu aşkı yaşamadık seninle Farzet ki hiçbir geceyi paylaşmadık ikimiz Farzet ki saçlarını bile hiç okşamadım Hadi git gözlerime baka baka git Hadi git hayatımdan çıka çıka git Hadi git yüreğimi yaka yaka git Şairler ağlamaz gülüm, şairler ağlamaz Farzet ki unutulmuş bir şairim köşe başında Farzet ki hiçbir şiirimi sana yazmadım Farzet ki hiçbir şarkımda adını bile anmadım Hadi git sevdiğimi bile bile git Hadi git bir kaleme sile sile git Hadi git hiç üzülme güle güle git Şairler ağlamaz gülüm, şairler ağlamaz Farzet ki bir kum tanesiyim sahilde Farzet ki bir çakıl taşıyım yol kenarında Farzet ki boş bir kibrit kutusuyum ellerinde Hadi git üzerime basa basa git Hadi git umutları asa asa git Hadi git hiç konuşma susa susa git Şairler ağlamaz gülüm, şairler ağlamaz Farzet ki yokum artık Farzet ki öldüm Farzet ki isimsiz bir mezarım dağ başında Hadi git saçlarından bir tel bırakmadan git Hadi git avucumda bir el bırakmadan git Hadi git baş ucumda bir gül bırakmadan git Şairler ağlamaz gülüm, şairler ağlamaz. |
||||||||||||||||
|
|
|