![]() |
|
|||||||
| Anasayfa | Forum | Oyunlar | Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Bilgilendirme Alanı |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||||
|
Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir... Beynimi uyuşturuyor özlemin... Çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca yıl içimi nasıl ısıttığını yeni yeni anlıyorum. Yokluğun, hatırlandıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp sürekli bir boşluğa dönüşüyor. Sabahlara seni okşayarak başlamaları, akşamları her işi bir kenara koyup seninle baş başa karşılamaları özlüyorum; oynaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu küskünlüğünü... Nasıl da serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne yumuşak, bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken... Ya da kolyeni çözdüğümde kollarıma atlarken... Hasta olduğunda, o korkunç kriz gecelerinde günler, geceler boyu nöbet tuttuk başında... O şen kahkahalarına yeniden kavuşabilmek için sessiz dualar ederek... "Atlattı" müjdesini kutlarken yorgun bedenindeki yaraları okşayarak, doktorun böldü sevincimizi: "Yaşayamaz artık bu evde... Yüksek binalar ve beton duvarların gri kentinde" dedi, "O gitmeli... Ve kendine yeni bir hayat çizmeli..." Bilsen ne zor, gitmen gerektiğini bile bile "Kal" demek sana... Ne zor, senin için ebedi mutluluğun beni unutmandan geçtiğini bilmek... Gitmeni asla istemediğim halde, buna mecbur olduğumuzu görmek ve sana bunları söyleyemeden "Git artık" demek... "Beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa" demek sana ne zor... Sesimi, kokumu çekip alıvermek beyninden, sesin, kokun hala beynimdeyken... Seni görmemek ve belki yıllar sonra karşılaştığımızda bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden... Yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek... Ve sonra kendi ellerimle bindirip seni yabancı bir arabanın arka koltuğuna, birlikte güneşlendiğimiz onca yazı, yan yana titreştiğimiz onca kışı, paylaştığımız bunca acıyı, onca kahkahayı ve bütün o uzak yeşillikleri katıp yorgun bedeninin yanına, arkadan pişmanlık gözyaşları dökmek ne zor... Ne zor hiç tanımadan seni emanet ettiğim bir şoföre "Hızla uzaklaş buradan ve gidebileceğin kadar uzağa git" demek... Yokluğunu beklemek, ne zor... Bunları düşündükçe, şu anda uzaklarda bir yerlerde üşüdüğünü sezinleyerek panikliyorum. Bütün engelleri aşıp, terk edilmiş caddeleri, kimsesiz sokakları, yalnız bulvarları arşınlayarak sana ulaşmak, sessizce başını okşamak, kulağına sevgi sözcükleri fısıldamak ve yavaşça üzerini örtmek geliyor içimden... Paylaştığımız bir mazinin, yitirdiğimiz bir geleceğe dönüşmesinden hicran duyuyorum. Gizli gizli hüzünlendiğim akşamlardan birinde, terk etmişlere özgü bir terk edilme korkusunu da yüreğimin derinliklerinde duyarak sana koşmak, yaptıklarım ve daha çok da yapamadıklarım için özür dilemek ve "Dön bebeğim" demek istiyorum: "Geri dön... Kulüben seni bekliyor..." |
|||||||||||||||||
|
|
|
|
|
#2 (permalink) | |||||||||||||||||||||||||
|
Farkında Olabilmeli İnsan > Farkında Olmalı İnsan... > Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı. > Farkı Fark Etmeli, Fark Ettiğini De Fark Ettirmemeli Bazen... > Bir Damlacık Sudan Nasıl Yaratıldığını > Fark Etmeli. > Anne Karnına Sığarken Dünyaya Neden Sığmadığını > Ve En Sonunda Bir Metre Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda Kalacağını > Fark Etmeli. > Şu Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahirete Nispetle Anne Karnı Gibi Olduğunu > Fark Etmeli. > Henüz Bebekken 'Dünya Benim!'Dercesine Avuçlarının Sımsıkı Kapalı > Olduğunu, Ölürken De Aynı Avuçların 'Her Şeyi Bırakıp Gidiyorum > İşte!'Dercesine Apaçık Kaldığını > Fark Etmeli. > Ve Kefenin Cebinin Bulunmadığını Fark Etmeli. > Baskın Yeteneğini > Fark Etmeli Sonra. > Azraillin Her An Sürpriz Yapabileceğini, > Nasıl Yaşarsa Öyle Öleceğini > Fark Etmeli İnsan > Ve Ölmeden E vvel Ölebilmeli. ? > Hayvanların Yolda Kaldırımda Çöplükte > Ama Kendisinin Güzel Hazırlanmış Mükellef Bir Sofrada Yemek Yediğini > Fark Etmeli. > Eşref-İ Mahlûkat (Yaratılmışların En Güzeli) Olduğunu > Fark Etmeli. > Ve Ona Göre Yaşamalı. > Gülün Hemen Dibindeki Dikeni Dikenin Hemen Yanı Başındaki Gülü > Fark Etmeli. > Evinde 4 Kedi 2 Köpek Beslediği Halde > Çocuk Sahibi Olmaktan Korkmanın Mantıksızlığını > Fark Etmeli. > Eşine 'Seni Çok Seviyorum!' Demenin Mutluluk Yolundaki Müthiş Gücünü > Fark Etmeli. > Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini Ama Arka > Sokaktaki Komşusunun O Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç Olduğunu > Fark Etmeli. > Zenginliğin Ve Bereketin Sofradayken Önünde Biriken Ekmek > Kırıntılarını Yemekte Gizlendiğini > Fark Etmeli. > FARK ETMELİ. > Ömür Dediğin Üç Gündür, > Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür, > O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,O Da Bugündür. <------- Asimelek 'in İmzası------->
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ![]() Yeryüzünde kibir ve azametle yürüme! Çünkü sen asla yeri yaramazsın ve boyca da dağlara erişemezsin... (İsra/37) Kalbimin Şen Bülbülü |
|||||||||||||||||||||||||
|
|
|
|
|
#3 (permalink) | ||||||||||||||||||||||||||
|
Alıntı:
<------- ~Sirine~ 'in İmzası------->
![]() ![]() |
||||||||||||||||||||||||||
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kırmızı Karanfil (Bir Can Dündar yazısı...) | Baymacintosh | Atatürk Köşesi & Şanlı Tarihimiz | 0 | 07-16-2007 08:51 PM |
|
|