Geri git   Legend-TR Forum >
»¦« KÜLTÜR SANAT & YAŞAM SAĞLIK »¦«
> Sağlık
Anasayfa Forum Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Sağlık Sağlık konularıyla ilgili paylaşımları bulabileceğiniz forum alanıdır.




Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
Çocuk Hastalıkları
Cevaplar
26
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
Görüntüleme
136
Önceki Konu
önceki Konu

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 02-17-2008, 12:22 AM   #1 (permalink)
Hakkımda
SERSERİ ADMİN
Avatar
 
Asiprens - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler

Üyelik tarihi: May 2007
Nerden: Efsane
Mesajlar: 1.600
Ruh Hali:
Üye No: 3
Karizma
Tecrübe Puanı: 113
Karizma Puanı : 5401
Karizma Seviyesi:
Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens
Teşekkür Tablosu

Ettiğiniz Teşekkür : 7
1 Mesajına 1 Kere Teşekkür Edildi

Seviye

Seviye33 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 246 / 822
Güç: 533 / 3626
Deneyim: 89%

İletişim

Asiprens isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Nerden

Standart Çocuk Hastalıkları

Akdeniz Anemisi (Beta Talasemi)

Hemoglobin (oksijen taşıyan alyuvarlar) yapımındaki bozukluk sonucu gelişen, anemiyle (kansızlık) karakterize bir hastalıktır.

Talaseminin iki çeşidi vardır. Her ikisi de kalıtımsal olarak geçen hemoglobin kusurlarına bağlıdır.
Alfa-talasemi en büyük sıklıkla güneydoğu Asya ülkelerinde görülür.
Beta-talasemi Akdeniz bölgesinde yaygın olduğu için Akdeniz anemisi olarak da bilinir.
Talasemi adı Yunanca deniz ve kan kelimelerinden gelmektedir. Beta talaseminin ağır (majör), orta ve hafif (minör) çeşitleri vardır.

Talasemilerin genleri çekiniktir (resesif). Dolayısıyla hasta olmak için bunları hem annenizden hem de babanızdan kalıtım yoluyla almanız gerekir. Eğer sizde herhangi bir gen varsa siz hastalığın taşıyıcısı olursunuz. Fakat belirtiler sizde görülmeyecektir.

Her iki ebeveynden kalıtım yoluyla geçtiği zaman talasemi sıklıkla büyüme yetersizliği, büyük dalak ve bazen kalp yetersizliğine yol açan kronik kan yetersizliğine neden olabilir.

Talasemi majör
Beta-talasemiler arasında en sık rastlanan tip olan Talasemi B, Cooley anemisi denen çok ciddi bir formdan, bulgu vermeyen ancak kan veya gen testleri sırasında ortaya çıkabilen talasemi minör adlı hafif forma kadar değişkenlik gösterir.

Tedavi edilemeyen vakalarda, kalp, dalak, karaciğerde büyüme görülür. İleri dönemlerde kemikler kırılgan hale gelir.

Sık aralarla, genç kan hücreleri içeren kan nakilleri yapılması ve hastalığın ciddi formlarında kemik iliği değişimi, tedavi uygulamaları arasında yer almaktadır. Kalp yetersizliğine neden olabilen demir birikimine yönelik de ilaçlar kullanılmaktadır.

Bebeğin hasta olup olmadığını belirlemek için doğum öncesi tanı testleri yapılabilmektedir.

Talasemi Minör
Beta-talaseminin daha hafif bir şekli olan talasemi minör oldukça yaygındır. Bu hastalık demir eksikliği anemisindekine benzeyen kan hücrelerini meydana getirir, fakat hiçbir belirti yoktur. Demir tedavisi zararlı olabilir, çünkü aşırı demir yüklenmesine yol açar. Bu rahatsızlık kendi başına hiçbir problem yaratmaz.

Talasemi minörün asıl önemi genetik danışmanlık açısındandır. Anne ve baba talasemi minörlu iseler doğacak çocukların yüzde 25'inin homozigot ve talasemi majör olma riski vardır.

Bugün koryon villus biyopsisi ve gebeliğin 16-20. haftalarında fetoskopi ile kan alınarak talasemi majör tanısı koyulabilmektedir.

<------- Asiprens 'in İmzası------->



Serseriyim sokaklar evim, serseriyim adam gibi severim, bana bir adım gelene ben on adım giderim.Dinle cici kız dinle zannedersinki serseri ağlamaz, serseri bi kayboldumu onu kimse bulamaz, şimdi anlıyorsunya, şehirlerin [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kızı hiç kimse serseri gibi sevipte aşık olamaz...

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Fikrimin İnce Gülü

   

Alıntı ile Cevapla
Alt 02-17-2008, 12:23 AM   #2 (permalink)
Hakkımda
SERSERİ ADMİN
Avatar
 
Asiprens - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler

Üyelik tarihi: May 2007
Nerden: Efsane
Mesajlar: 1.600
Ruh Hali:
Üye No: 3
Karizma
Tecrübe Puanı: 113
Karizma Puanı : 5401
Karizma Seviyesi:
Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens
Teşekkür Tablosu

Ettiğiniz Teşekkür : 7
1 Mesajına 1 Kere Teşekkür Edildi

Seviye

Seviye33 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 246 / 822
Güç: 533 / 3626
Deneyim: 89%

İletişim

Asiprens isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Nerden

Standart Cevap: Çocuk Hastalıkları

Ani Bebek Ölümü (SIDS)

Ani bebek ölümü sendromu, yani SIDS (Sudden Infant Death Syndrome) sağlıklı görünen bir yeni doğmuş bebeğin açıklanamayan bir nedenden ötürü aniden ölmesidir. Beşik ölümü olarak da bilinir.

Tipik olarak, anne ve babası bir sabah bebeklerinin beşiğine gidip baktıklarında ölmüş olduğunu görürler. Bazen bebek hafif oranda soğuk almıştır ve başkaca hiçbir görünen rahatsızlığı olmadığı, anne ve babası kendisini bir gece önce hiçbir sorun olmaksızın beşiğine yerleştirdikleri halde sabaha ölü olarak bulunmuştur. Çoğu vakalarda, bebeğin ölüm nedeni otopsi yoluyla bile anlaşılamamaktadır.

SIDS, 2 haftalıktan küçük ya da altı aylıktan daha büyük bebeklerde nadiren rastlanır ve en çok bebeğin 2 ila 3 aylık olduğu zamanlarda ortaya çıkar. Amerika Birleşik Devletleri'nde 500 canlı doğumdan 1'i ani bebek ölümü vakasıyla sona ermektedir. Ülkemizde bu oran yüzde 1-3 arasındadır. Kırsal yörelere göre, kentlerde daha sık olduğu gözlenmiştir. Erkekler kızlara nazaran ani bebek ölümü sendromundan daha fazla etkilenmektedir ve bu sendrom soğuk hava koşullarında daha fazla görülmektedir.

SIDS nedeniyle ölen bir bebeğin anne ve babası muhtemelen acı ve suçluluk duymaktadır. En çok suçluluk duyulan durumlarda anne ve baba sürekli 'keşke bebeğimi gece kontrol etseydim. Bunun sorumlusu benim .Yanlış bir şey olduğunu anlamalıydım' şeklinde kendilerini suçlamaktadır.

Gerçek şudur ki, her ne kadar SIDS nedeni bilinmemekte ise de, uzmanlar neyin SIDS olmadığını bilmektedirler. Bu esrarengiz koşullar altında ölen bir bebek aslında nefesi tıkanmış, boğulmuş ya da boğazlanmış değildir. Tüm dünya çapında yapılan araştırmalarla bilim adamları bu şaşırtıcı sendroma açıklama getirmeye çalışmış ve aslında bu bebeklerin göründükleri gibi sağlıklı olmadıkları kanaatine varmışlardır.

Bazı kanıtlar, ani bebek ölümü sendromuyla ölen bebeklerin merkezi sinir sisteminde anormallikler olabileceğini ortaya koymaktadır. Ayrıca her ne kadar kimi bilim adamlarının SIDS nedeniyle ölmüş bebeklere 'normal' bebekler arasında uykuda soluk alıp vermenin durması (apne) açısından herhangi bir fark olmadığını ortaya koymuş ise de, diğer bazı bilim adamları SIDS yüzünden ölen bebeklerin uyku esnasında soluk almanın uzun süreli durması nedeniyle öldüklerine inanmaktadırlar.

Her ne kadar sorunun nedeni henüz açıklığa kavuşturulamamış ise de, bilim adamları bugün şunu kesinlikle bilmektedir ki, bazı bebekler (yüksek riskli gruba dahil olmayan bebeklerin de bu sebepten ötürü ölebilmeleri gerçeğine karşın), diğer bebeklere nazaran daha yüksek riskli bir grup oluşturmaktadırlar.

Prematür ya da düşük kilolu olarak dünyaya gelmiş bebekler, sigara tiryakileri ya da uyuşturucu kullananların bebekleri, SIDS nedeniyle ölmüş bebeğin kardeşi olarak dünyaya gelmiş bebekler, doğduğu esnada soluk alıp vermesi durmuş ve sonradan canlandırma işlemi uygulanmış bebekler yüksek riskli gruba dahil olmaktadır.

SIDS nedeniyle ölümleri önlemeye yönelik bir çaba olarak, özellikle yüksek riskli gruba dahil olan bebeklerin sıkı bir gözetim altında tutulması tavsiye edilir.

Bununla beraber, hangi bebekler üzerinde gözetim yapılması gerektiği ve gözetimin ne derece yararlı olacağı konularında çok az şey bilinmektedir. Bebeklerini gözetim altına alması gerektiğine karar verilen anne ve babaların kalp ve akciğerlerin canlandırılması ve gözetim cihazlarının nasıl kullanılacağı konularında eğitilmeleri gerekmektedir.

<------- Asiprens 'in İmzası------->



Serseriyim sokaklar evim, serseriyim adam gibi severim, bana bir adım gelene ben on adım giderim.Dinle cici kız dinle zannedersinki serseri ağlamaz, serseri bi kayboldumu onu kimse bulamaz, şimdi anlıyorsunya, şehirlerin [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kızı hiç kimse serseri gibi sevipte aşık olamaz...

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Fikrimin İnce Gülü

   

Alıntı ile Cevapla
Alt 02-17-2008, 12:23 AM   #3 (permalink)
Hakkımda
SERSERİ ADMİN
Avatar
 
Asiprens - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler

Üyelik tarihi: May 2007
Nerden: Efsane
Mesajlar: 1.600
Ruh Hali:
Üye No: 3
Karizma
Tecrübe Puanı: 113
Karizma Puanı : 5401
Karizma Seviyesi:
Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens
Teşekkür Tablosu

Ettiğiniz Teşekkür : 7
1 Mesajına 1 Kere Teşekkür Edildi

Seviye

Seviye33 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 246 / 822
Güç: 533 / 3626
Deneyim: 89%

İletişim

Asiprens isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Nerden

Standart Cevap: Çocuk Hastalıkları

Apandisit

Apandisit her yaşta görülebilmekle beraber süt çocuklarında nadirdir. Sıklık 2-3 yaşlarından sonra giderek artar. Sıklığı 14 yaşından küçüklerde 4/1000 olarak bildirilmektedir. Erkeklerde daha sık görülür.

Apandisite yol açan genellikle organik veya inorganik maddelerin appendiks bölümünde birikimi sonucu oluşan dışkı tıkacı ile lümenin daralmasıdır. Bağırsak enfeksiyonları, yabancı cisim, kronik enfeksiyonlar, tümörlerde apandisit nedenleri arasındadır.

Büyükçe çocuklarda apandisitin klasik bulguları, giderek karnın sağ tarafına doğru daha belirginleşen karın ağrısı, bulantı, kusma ve hafif ateştir. Bazen kabızlık veya ishal olabilir.

Çocukta apandisit tanısı koymak zordur. 5 yaşından küçük çocuklarda apandisit belirtileri tipik değildir. Ayrıca acının yerini tam olarak söyleyemez. Bununla beraber karın ağrısı birçok nedenle ortaya çıkabilir. Çocuk karın ağrısından şikayet ediyorsa bir doktora gösterin.

Apandisit, akut veya kronik olarak iki şekilde ortaya çıkar. Akut apandisit, acil olarak ameliyat edilmelidir. Kronik apandisit daha hafif belirtiler gösterir ve ameliyat daha sonraya bırakılır.

Akut apandisit: Küçük çocukta az görülür. Çocuk aniden karın ağrısından şikayet ederse, kusarsa, bir gündür kakasını yapmadıysa, rengi soluksa, ateşi 38-38.5 arasında ise, nabzı yüksekse doktora başvurulmalıdır. Çocuğun dik yürümediği, yatarken bacaklarını kendisine doğru çektiği ve az hareket ettiği gözlenir.

Doktor karın muayenesi yaparak sağda bulunan apandisitin yerini bulur, ağrının yerini belirler.

Dikkat: Doktoru beklerken çocuğa yiyecek, içecek ve bilhassa ilaç vermeyin. Karnına sıcak su veya soğuk torba koymayın. Bunlar belirtileri gizleyebilir.

Belirtiler her zaman bu kadar açık olmayabilir, o zaman doktor hemen cerraha başvurur. Apandisitin bekletilmeden ameliyat edilmesi gerekir, yoksa apandisit (iltihap dolu bir torbadır) patlar ve peritonit denilen enfeksiyona yol açar. Bu, küçük bebeklerde sık görülür. Buna ani peritonit denir. Ameliyat sonrası çocuk 8 günde hastaneden çıkar ve 2-3 hafta içinde normal hayata döner.

Kronik apandisit: Sık sık karın ağrıları ile belli olur. Bu durumda kusma ve ateş yoktur. Doktor muayene ile apandisit olup olmadığını belirler. Çoğu zaman bu karın ağrılarının psikolojik sıkıntı ile tekrarladığı görülür.

<------- Asiprens 'in İmzası------->



Serseriyim sokaklar evim, serseriyim adam gibi severim, bana bir adım gelene ben on adım giderim.Dinle cici kız dinle zannedersinki serseri ağlamaz, serseri bi kayboldumu onu kimse bulamaz, şimdi anlıyorsunya, şehirlerin [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kızı hiç kimse serseri gibi sevipte aşık olamaz...

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Fikrimin İnce Gülü

   

Alıntı ile Cevapla
Alt 02-17-2008, 12:24 AM   #4 (permalink)
Hakkımda
SERSERİ ADMİN
Avatar
 
Asiprens - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler

Üyelik tarihi: May 2007
Nerden: Efsane
Mesajlar: 1.600
Ruh Hali:
Üye No: 3
Karizma
Tecrübe Puanı: 113
Karizma Puanı : 5401
Karizma Seviyesi:
Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens
Teşekkür Tablosu

Ettiğiniz Teşekkür : 7
1 Mesajına 1 Kere Teşekkür Edildi

Seviye

Seviye33 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 246 / 822
Güç: 533 / 3626
Deneyim: 89%

İletişim

Asiprens isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Nerden

Standart Cevap: Çocuk Hastalıkları

Bademcik İltihabı - Anjin

Boğazın dibinde bademcikleri görebilirsiniz. Bademcik, tonsil, tonsilla palatina olarak adlandırılır. Farinkste burun eti ile beraber lenfoid dokunun önemli bir bölümünü oluştururlar. Başlıca görevleri vücudu enfeksiyonlara karşı korumaktır.

Bademcikler sık sık iltihaplanır.

Anjin:
Bademciklerin iltihaplanmasına tonsillit denir. İltihabın bademcikten öte bütün boğaza yayılmasına anjin denir. Halk arasında bu iki duruma da anjin adı verilir.

Bademcik iltihabı küçük çocuklarda nadiren görülür. Genellikle rinofarinjit olurlar. Ama 2-3 yaşından sonra bademcik enfeksiyonları başlar.

Bademcik enfeksiyonu bir virüsten kaynaklanabilir. Kronik boğaz şişmesi alerjik olabilir. Kuru, sıcak havada kalmaya bağlı olabilir.

Akut bademcik iltihabı:
Genellikle akut farenjit ile birlikte ve 2 yaştan büyük çocuklarda görülür. Etken büyük olasılıkla hemolitik streptokoklardır. Hemolitik streptokok mafsal romatizması, böbrek hastalıklarına yol açabilir.

Hastalık yüksek ateşle birden başlar. Kusma, baş ağrısı, halsizlik gibi genel semptomların yanı sıra boğazda kuruluk hissi vardır. Bu belirtileri boğaz ağrısı izler. Boğaz ve bademcikler kırmızı ve şiştir.

Boğaz muayenesi bademciklerin büyüdüğünü, kızardığını veya beyaz noktalarla kaplı olduğunu gösterir.

Kronik bademcik iltihabı:
Sık tekrarlayan boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, halsizlik, ateş gibi başlıca bulgulardır. Geniz eti büyümesi ile beraber bulunuyorsa üst solunum yollarında daralma, nadiren buna bağlı ağır solunum güçlüğüne ve uyku apne gibi durumlara yol açabilir.

Bademcik iltihabının bulaşma yolu
Etkene göre değişir. Adenovirüsler solunum yolunu tutar.

Kuluçka:
Adenovirüs için 2-14 gündür. Bulaşmadan sonraki 2-14 gün sonra bulgular ortaya çıkabilir.

Klinik:
Döküntü yapan hastalıklar da aynı anjin gibi başlar (kızıl gibi). Difteri anjini aşılamalar sonucunda artık pek görülmemektedir, ancak aşıların doğru ve düzenli bir şekilde yapılması gerekir.

Difteri anjini fazla ateş yapmaz ama çocuğu halsiz bırakır. Boğazında beyaz ve yapışkan bir sıvı görülür. Doktor, çocuğun boğazından sıvı alıp tahlil yaptırır. Kan sayımı, kan formülü ister ve sonuçlar alınmadan antibiyotik verebilir. Çünkü streptokok ihtimalini göz önünde bulundurup onun yaratacağı komplikasyonlar göz önünde bulundurulur.

Tedavi:
Anjin birkaç gün içinde geçer, zararsızdır. Eğer anjin sürekli tekrar ediyorsa ve bir takım koşullar varlığında bademciklerin alınması gerekebilir.

Bademcik ameliyatı çok basit, riski az olan bir ameliyattır.Ameliyat sonrası iyi kontrol edilmelidir.Bu ameliyat 4-5 yaşından önce yapılmaz. Esas sorun bademciğin alınmasının sahiden gerekip gerekmediğini tayin edebilmektir.

Günümüzde bademcikler sadece bazı kriterler göz önüne alınarak ameliyat edilmektedirler. Şunu da bilmek gerekir ki bademciğin büyük olması iltihap olduğunu ispatlamaz. Allerjik çocuklarda bademcik ameliyatı tavsiye edilmez.

Komplikasyonlar:
Bağışıklığı baskılanmış çocuklar dışında olası değildir.

<------- Asiprens 'in İmzası------->



Serseriyim sokaklar evim, serseriyim adam gibi severim, bana bir adım gelene ben on adım giderim.Dinle cici kız dinle zannedersinki serseri ağlamaz, serseri bi kayboldumu onu kimse bulamaz, şimdi anlıyorsunya, şehirlerin [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kızı hiç kimse serseri gibi sevipte aşık olamaz...

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Fikrimin İnce Gülü

   

Alıntı ile Cevapla
Alt 02-17-2008, 12:25 AM   #5 (permalink)
Hakkımda
SERSERİ ADMİN
Avatar
 
Asiprens - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler

Üyelik tarihi: May 2007
Nerden: Efsane
Mesajlar: 1.600
Ruh Hali:
Üye No: 3
Karizma
Tecrübe Puanı: 113
Karizma Puanı : 5401
Karizma Seviyesi:
Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens
Teşekkür Tablosu

Ettiğiniz Teşekkür : 7
1 Mesajına 1 Kere Teşekkür Edildi

Seviye

Seviye33 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 246 / 822
Güç: 533 / 3626
Deneyim: 89%

İletişim

Asiprens isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Nerden

Standart Cevap: Çocuk Hastalıkları

Boğmaca

Tıp biliminde akut laringeotrakeit olarak geçer. Etken Bordetella Pertusis adlı bakteridir.

Bulaşma:
Damlacıklar yoluyla ve en çok da kataral safhada bulaşır. Antibiyotikler bulaşmayı azaltır. Mikrop alındıktan sonra kuluçka süresi 7-14 gündür. Genelde hastalık 2-3 hafta sürer. Bazen daha uzun olabilir. Daha çok ilkbaharın ilk aylarında ve kışın görülür. Olguların yarısını 1 yaşın altındaki bebekler oluşturur.

Bulgular:
Kataral safha: Kuru öksürükle beraber üşüme semptomları, düşük evreli ateş, tahriş olma. Paroksismal safha: Bir hafta sonra arada hiç soluk alıp bırakmadan patlar gibi öksürme, kalın mukus çıkarılır. Genelde gözler dışarı fırlar; dil dışarı sarkar; deri soluklaşır veya kızarır; terleme, yorgunluk olur. Bazen apne (bebeklerde) ve öksürmeden dolayı herni (fıtık) görülür. Konvalesan safha: Boğulur gibi öksürme ve kusma kaybolur, iştah artar. Aşılanan çocuklarda hastalık hafif geçer.

Tedavi:
Bebeklerde hastaneye yatma
Antibiyotikler ilk safhadaki semptomları azaltabilir.
Oksijen
Mukus aspirasyonu
Ortamın nemlendirilmesi
Beslenme:
Sık sık beslenme. Çocuğa belli saatlerde yemek vermektense, öksürük aralarında çocuk istediği zaman vermek daha uygundur.
Sıvı değişimi
Gerekirse damardan beslenme
Dikkat: Boğmaca sırasında yüksek ateş olursa ciğerlerde bir sorun var demektir!

Korunma:
DTB (Difteri-tetanos-boğmaca) aşısı iledir. Eğer bebek boğmacalı biriyle beraber olduysa, ona gamma globülin verilerek, hastalığa yakalanmaması veya çok hafif olarak geçirmesi sağlanabilir.

Komplikasyonlar:
Dış kulak iltihabı
Pnömoni (Zatürre)
Konvulziyon (Havale)
Özellikle bebeklerde ölümcül olabilir.

<------- Asiprens 'in İmzası------->



Serseriyim sokaklar evim, serseriyim adam gibi severim, bana bir adım gelene ben on adım giderim.Dinle cici kız dinle zannedersinki serseri ağlamaz, serseri bi kayboldumu onu kimse bulamaz, şimdi anlıyorsunya, şehirlerin [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kızı hiç kimse serseri gibi sevipte aşık olamaz...

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Fikrimin İnce Gülü

   

Alıntı ile Cevapla
Alt 02-17-2008, 12:25 AM   #6 (permalink)
Hakkımda
SERSERİ ADMİN
Avatar
 
Asiprens - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler

Üyelik tarihi: May 2007
Nerden: Efsane
Mesajlar: 1.600
Ruh Hali:
Üye No: 3
Karizma
Tecrübe Puanı: 113
Karizma Puanı : 5401
Karizma Seviyesi:
Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens Asiprens
Teşekkür Tablosu

Ettiğiniz Teşekkür : 7
1 Mesajına 1 Kere Teşekkür Edildi

Seviye

Seviye33 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 246 / 822
Güç: 533 / 3626
Deneyim: 89%

İletişim

Asiprens isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Nerden

Standart Cevap: Çocuk Hastalıkları

Burun Eti (Geniz Eti)

Adenoid ve adenoid hipertrofisi olrak da bilinir. Burun eti (adenoidler, tonsilla pharyngea, vejetasyon) olarak adlandırılan ve bademcikler ile beraber lenfoid dokunun bir bölümünü oluştururlar. Burnunun arkasındaki boşlukta yer alan diğer bademciktir. Muayenede bu küçük bademcikler görülmez. Solunum yollarını dışarıdan gelen virüs ve mikroplara karşı korur.

Burun eti sık sık mikrop kaparsa büyür, bir mikrop yuvası haline gelir ve devamlı boğaz, kulak ve burun hastalıklarına neden olur.

Adenoid hipertrofisi belir